YAZMAK BENİ HAYATA BAĞLAYAN YEGÂNE ŞEY!

YAZMAK BENİ HAYATA BAĞLAYAN YEGÂNE ŞEY!

39
0
PAYLAŞ
  1. Öncelikle sizi tanımak isteriz. Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Şişli Terakki Lisesi mezunuyum. Bilgi Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat okudum. Işık Üniversitesi’nde Pazarlama ve Marka Yönetimi üzerine yüksek lisansımı tamamladım. Şimdi bir teknoloji şirketinde takım mentorluğu yapıyorum. On senedir blog yazıyorum. İlk kitabım Marje: Maça Kadın’ı 2019 yılında çıkardım. İkinci kitabım İronik ve İkonik kadın ise 2022 yılının Haziran ayı itibariyle satışta.

  1. Yazmaya ilginiz ilk ne zaman başladı?

Bazı insanlar erken büyür derler ya, kendimi bildim bileli yaşımın çok ötesinde bir ruha sahiptim. Lise yıllarımın başında şiir yazmaya başladım. Yazdıklarımı imgelerle kâğıda dökmek, yavaş yavaş yüklerimden kurtuluyormuşum gibi bir rahatlama hissi yarattı bende. Edebiyat öğretmenimin cesaretlendirmesiyle bir şiirimi yarışmaya verdim ve kazandım. Şiirim bir konferans salonunda okundu. İnsanlar duygulandılar, beni alkışladılar. Anlaşılmak, takdir edilmek, insanların kalbine dokunmak ne demek bunu anladım. Daha fazla kişiye ulaşmak adına blog açtım, kısa sürede büyük bir kitleye ulaştım. O dönemde ilk kitabımı yazmak kafamda şekillenmeye başladı.

  1. Kitabınızın ismi neden İronik ve İkonik Kadın?

Kitabımda bir kadının kendini bulma yolculuğunu, çıkardığı dersleri ve her geçen gün daha da güçlenmesini anlatıyorum. Bahsedilen kadın her dokunduğu hayatta iz bırakan, unutulamayan, bazen seneler sonra değeri anlaşılan ve pişmanlık yaratan biri. “İkonik” kısmı buradan geliyor. Yaptığı hatalardan, yanlış tercihlerden utanmıyor. İyisiyle kötüsüyle hikâyesine sahip çıkıyor. Hayatına aldığı insanlara ruhunu göstermeyi, anlaşılmayı çok önemsiyor. Anlaşılamadığında yanlış yerde ve yanlış insanla olduğunu anlıyor. “İronik” kısmı ise buradan geliyor.

  1. Kitabınızın içeriğinden kısaca bahsedebilir misiniz?

İkinci kitabım İronik ve İkonik Kadın, ilk kitabının devamı niteliğinde yazıldı. Kitabım ilki gibi yine üç bölümden oluşuyor ve her şiire bir şarkı eşlik ediyor. İlk kitabın kapağında bir yolculuğa hazırlanan ve yüzünü saçlarıyla kapatan, henüz bir şeylerle yüzleşmeye hazır olmayan bir kadın varken ikinci kitabın kapağında rengârenk bir kadın kullandım. İlk kitapta daha karanlık ve ağdalı bir anlatım vardı. Maça Kadın bir şeylerin hesabını sormaya ve o kavgadan kazanan kişi olarak çıkmaya kararlıydı. İkinci kitapta ise aradan zaman geçmiş, kadın olgunlaşmış, kendini ve sevdiklerini affetmiş bir kadın görüyoruz. Üç sene önce kim olduğunu bilmeyen ve bunu bulabilmek için sonu olmayan bir yolculuğa çıkan Maça Kadın artık nereye ait hissettiğinin ve kendi gücünün farkında. Yaşadığı travmaları, ailesine ve eski aşklarına duyduğu kızgınlığı ve hayal kırıklığını atlatma yolunda ilerliyor. “İronik ve İkonik Kadın” kitabında Maça Kadın’ın bugüne kadar yaşadığı en güzel aşka şahit oluruz. Maça Kadın’ın geçmişinde aldığı tüm yaraları bilen, ona kendi varlığıyla yara bandı olmak yerine iyileşmek için ilham olan bir adam vardır. Maça Kadın kitap boyunca bu adam ile konuşur. Şiirlerinde zaman zaman kendisine seslenir. Yaşadığı bu aşkın karakterini oldukça şekillendirdiğini söylemek doğru olacaktır. Kitabın son bölümünde ani bir ayrılık yaşanır. Maça Kadın, adamın gidişini öngörememiştir. Kendisi çok mutluyken adamı yeteri kadar mutlu edemediğinden dolayı kendini suçlar, uzun süre kendini affedemez. Kendini suçladığı ve yoğun bir acı çektiği dönemde ona âşık olduğunu söyleyen ve Maça Kadın’ı hayatlarına dahil etmek isteyen adamlar olmuştur. Bu adamları kitabın son bölümünde Maça Kadın’a söyledikleri sözlerle tanıtırız. Maça Kadın, bu adamların hislerinde ve sözlerindeki yalanları sezer ve güveni bir kez daha kırılır. Kitabın son şiiri “Lasciate Ogne Speranza Voi Ch’intrate” adındadır, yani “Buradan içeri giren, ümidi geride bıraksın.” Bu şiirle aşk konusundaki tüm umutlarının tükendiğini mi söylemektedir yoksa ilk kitabın sonunda olduğu gibi en dipte olmak, sonrasında yaşanılacak yükselmenin habercisi midir bunu üçüncü kitapta göreceğiz.

  1. Okuyuculardan geri dönüşler alıyor musunuz? Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Okuyucularımdan sağlam bir kalemimim olduğu, anlattığım hikâyede kendilerinden çok şey buldukları ve kalplerine dokunduğum dönüşlerini alıyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor.

  1. Peki, yeni çalışmalarınız var mı? Yazmaya devam etmeyi düşünüyor musunuz?

Üçüncü kitabımı yazmaya başladım. Yazmak beni hayata bağlayan yegâne şey. Ömür boyu üretmeye devam edeceğim.

  1. Bir yazar ile tanışıp sohbet etme olanağınız olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdiniz?

Umay Umay ile tanışıp sohbet etmek isterdim. Ruhunun derinliği, kırılganlığı, acılarından çıkardığı dersler ile çok güçlü bir kadın olmuş ve bu kalemine fazlasıyla yansıyor. Rol model aldığım isimlerin başında geliyor. Ondan öğreneceğim çok şey olduğuna inanıyorum.

  1. Yazar olma yolunda kendini geliştirmek isteye kişilere ne tür önerilerde bulunursunuz?

Ben yazarlık kariyerim boyunca hep gerçek şeyler yazdım, kendi hikâyemi anlattım. Bu şekilde okuyucuların kalemimi sevdiğine, hikâyemde kendilerinden bir şeyler bulduklarına ve kitaplarımın onlarda özel bir yeri olduğuna inanıyorum. Kurgusal şeyler okumak bana aynı duyguları hissettirmiyor. Yazar olma yolunda ilerleyen kişilere tavsiyem ne biliyorsanız, ne gördüyseniz, ne yaşadıysanız onu anlatın.

  1. Kitabınızı bitirdikten sonra yayınevi arayışınız nasıl gerçekleşti? Biz İkinci Adam Yayınlarını nasıl buldunuz?

Kitabım bittikten sonra sosyal medyada yayınevlerine ve o yayınevleriyle çalışmış yazarların yorumlarına baktım. Bu şekilde İkinci Adam Yayınları’nı buldum.

SELİN BABİLA-İRONİK VE İKONİK KADIN