YAZARKEN İLK ETKİLENDİĞİM OLAY KIBRIS’TA İŞLENEN BİR CİNAYETTİ.

YAZARKEN İLK ETKİLENDİĞİM OLAY KIBRIS’TA İŞLENEN BİR CİNAYETTİ.

88
0
PAYLAŞ
  1. Öncelikle sizi tanımak isteriz. Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

26 Eylül 1979 Tarihinde Lefkoşa’da doğdum. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Cin Seli (Şiir), Ahna Kitabı (Novella), Zamanın Aşkı (Öykü), Keçiboynuzu (Polisiye Roman), Medusa (Şiir) ve Korkunç Üçlü (Gençlik Romanı) olmak üzere Kıbrıs’ta yayımlanmış altı kitabım vardır. Ahna Kitabı, pek çok dile çevrildi ve Güney Kıbrıs’ta ve Amerika’daki bazı okullarda okutuldu. Şiir, öykü ve romanın yanında; kısa film senaryoları da yazıyorum. Üç tane senaryom Kıbrıs’ta filme çekildi. Hâlen Kıbrıs’ta yaşamaktayım. Özel bir şirkette yöneticilik ve hukuk danışmanlığı yapmaktayım. Bit Pazarı, Türkiye’de yayımlanan ikinci kitabımdır.

  1. Yazmaya başlarken hangi olaydan etkilendiniz?

16 yaşımda yazmaya başladım. Yazarken ilk etkilendiğim olay Kıbrıs’ta işlenen bir cinayetti.

  1. Kitabınızın ismi neden Bit Pazarı?

Bu sorunuzun cevabını kitaptan bir alıntıyla ve karakterin ağzından aktarayım:

Bugünkü terapimiz sırasında Gothika’dan ilginç bir soru geldi:

“Burada yazdıklarını kitaplaştıracak olsaydın, kitabın adını ne koyardın?”

Hiç düşünmediğim bu konu karşısında tereddüte düştüm. Kendimi, seni, ilişkimizi, denemelerimizi, vazgeçişlerimizi, benimle birlikte burada bulunan Güller ve Dudakları’ı, Atom Karınca’yı ve diğerlerini düşündüm.

“Bit Pazarı.”

Gotkika’nın gözlüklerinin üstünden bana attığı meraklı bakış neticesinde açıklama ihtiyacı hissettim:

“İnsanlar, bit pazarına artık kullanmadıkları, ihtiyaçları kalmayan, kısacası kurtulmak istedikleri eşyalarını götürür. Haklılar da. Çünkü, evlerimizde de kalplerimizde de eskiyenle yeninin bir arada bulunacağı kadar sınırsız yer kapasitemiz yoktur. Ben de kurtulmak istediğim, eskilerde kalan ve eskiyen duyguları, düşünceleri, yaşanmışlıkları ve asla tamamlanamayacak olan yarım bırakılmışlıkları getirdim buraya. Hayatıma yeni duygularla, yeni insanlarla ve yeni olaylarla devam etmek istiyorum; o nedenle bedenime ve ruhuma fazla gelen tüm eskiyenleri burada bırakmak zorundayım. Öte yandan, bırakmadan önce geçmişimi onarmak istiyorum. Geçmişimi onarmalıyım ki, başka bir zamanda başka bir yerde başka bir insanla aynı geçmiş yaşanmasın. Sanırım buradaki herkesin burada olma amacı da budur.”

  1. Kitabınızın konusundan kısaca bahsedebilir misiniz?

Kitap, bir rehabilitasyon merkezinden eski sevgiliye yazılan mektuplardan oluşmakta. Yazarın psikoloğu olan Gothina’nın ‘unutmak için hatırlamak zorundasın’ önerisinden hareketle Yazar, eski sevgilisi olan Pembe Panter ile tanışmalarını, ilişkilerini, ayrılıklarını, yeniden denemelerini mektuplar vasıtasıyla anlatmaktadır. Mektuplar ilerledikçe Yazar’ın bilinçaltının derinlerine gönderdiği anılar da su yüzüne çıkmaya başlar…

  1. Okuyuculardan geri dönüşler alıyor musunuz? Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Şu ana kadar çok güzel geri dönüşler aldım. Şu an kitap Kıbrıs’ta oldukça yoğun ilgi görüyor.  Eleştirilerden de oldukça memnunum.

  1. Peki, yeni çalışmalarınız var mı? Yazmaya devam etmeyi düşünüyor musunuz?

Şu an, Gotik Korku Öyküleri, sürrealist bir polisiye roman olan Peştamal ve Keçiboynuzu: Karantina kitapları üzerinde çalışıyorum. Yazmaya sonuna kadar devam…

7. Bir yazar ile tanışıp sohbet etme olanağınız olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdiniz?

Agatha Christie ile tanışıp sohbet etmek isterdim. Kitaplarını yazma sürecinde onu gözlemlemek çok keyifli olurdu.

  1. Yazar olma yolunda kendini geliştirmek isteyen kişilere ne tür önerilerde bulunursunuz?

Öncelikle yazan herkes, kendine dışarıdan bir okur gibi bakabilmelidir. İyi yazar olmanın şartı, her şeyden önce iyi bir okur olmaktan geçer. “Okur olsaydım bu kitabı okur muydum?” kendi yazdıklarıyla ilgili bu soruya tarafsız bir biçimde cevap vermeye başladıkları an gelişme de başlayacaktır diye düşünüyorum. Kendilerine inanıyorlarsa dışarıdan gelen övgülerle “Tamamdır, ben oldum,” demesinler. Keza, yergilerle de “Asla iyi bir yazar olamayacağım.” diye düşünmesinler. En önemlisi de çok okusunlar, çok çalışsınlar…

  1. Kitabınızı bitirdikten sonra yayınevi arayışınız nasıl gerçekleşti? Biz İkinci Adam Yayınlarını nasıl buldunuz?

Bit Pazarı, Türkiye’de yayımlanan ikinci kitabım. Kıbrıs’ta yirmi yıldır yazarlık yaptığımdan ötürü, Kıbrıs’ta yazdığım herhangi bir kitabı dilediğim yayınevinden çıkarabilirdim. Ancak amacım; daha çok okura, özellikle Türkiye’deki okura ulaşabilmekti. Yazdıklarınız ne kadar iyi olursa olsun okurla buluşamadığı zaman yazdıklarınızın bir kıymeti yoktur. Yaptığım araştırmalarda özellikle kitap dağıtımı ve tanıtımı konularında İkinci Adam Yayınları’nın diğer yayınevlerine nazaran birkaç adım önde olduğunu fark ettim ve Başak Hanım ile bağlantıya geçtim. Başak Hanım ve editörler kitabımı oldukça beğendi ve bu şekilde çalışmaya başladık. Daha önce yedi kitabı yayımlanan bir yazar olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, şu ana kadar İkinci Adam Yayınları hiçbir konuda beni yanıltmadı. Tüm süreçler çözüm odaklı, profesyonel ve etkin bir biçimde devam etti. İnşallah bundan sonraki kitaplarımda da birlikte çalışacağız diye düşünüyorum.

BİT PAZARI – GÜRKAN ULUÇHAN