Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan AK Parti’yi Bölmeye Mi Çalışıyor

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan AK Parti’yi Bölmeye Mi Çalışıyor

7
0
PAYLAŞ
Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan AK Parti'yi Bölmeye Mi Çalışıyor
Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan AK Parti'yi Bölmeye Mi Çalışıyor

Haber365 bünyesindeki Analiz ve Akış programında Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın kuracağı iddia edilen partilerle ilgili Halit Emre Aydın değerlendirmelerde bulundu.

İşte o değerlendirmeler;

ALİ BABACAN – AHMET DAVUTOĞLU VE YENİ PARTİ TARTIŞMALARI

Halit Emre Aydın: Birtakım çalışmalar sürdürmeye devam ediyorlar. AK Parti içerisindeki bir takım kendi içerisinde huzursuzlukları olan insanları kendilerine angaje etmek suretiyle AK Parti’yi bölmeye çalışıyorlar. Siyasi faaliyettir, gerçekleştirebilirler. Ama artık Allah rızası için çıkıp bir açıklama yapsınlar. Parti kuruyorlar mı, kurmuyorlar mı? Sövüyorsak boşa gidiyor, mahşerde bizden alacaklı hale gelecekler.  Kuracaklarsa da söylesinler de biz de bu anlamdaki eleştirilerimizi ya da sorularımızı kendilerine soralım. Böyle sürekli gölge boksu yapmaktan vazgeçelim.

Furkan Hasdemir: Bunlar 3A diye geçiyor zaten; Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Abdullah Gül. Sürekli kuracağız, kurduk vs. diye aslında toplumu da oyalıyorlar.

Halit Emre Aydın: Meltem Cumbul’un bir filmi var. Zafer Algöz, Rutkay Aziz vb. oyuncuların oynadığı. Doksanlı yılların bir filmidir. Çıktığı dönem, çok ses getirmiş bir filmdi. Başrolde Meltum Cumbul vardı. Bu filmde bir kadının birkaç kere evlenip, evlendikten sonra evliliği tamamına erdirememesi ile alakalı bir kara mizah vardı, parodi filmiydi. Bunların parti hikayesi ona döndü. Filmin adı Duruşma’ydı. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın parti meselesi Duruşma filminde Meltem Cumbul’un başına gelenlere döndü. Merak edenler o filmi izlerlerse tam olarak ne demek istediğimi anlayacaklar.

Bu gösterip elletmeme halinden vazgeçsinler. Kuracaklarsa kursunlar, kurmayacaklarsa da kurmuyoruz kardeşim işinize bakın desinler. Kuruntu yapmasınlar. Gündemi işgal etmesinler. Birtakım karşı cenahın gafillerinin onların parti kurmasından mütevellit AK Parti’nin oy ya da güç kaybetmesi üzerinden kendi mülahazalarını okuyabiliyoruz. Hatta bu noktada Cumhurbaşkanımızın Fazilet Partisi’nin kapatılmasının ardından yenilikçilerle beraber kurduğu AK Parti’yi kurmasını örnek gösterenler  vardı.

AK Parti kurulduğu zaman Fazilet Partisi kapatılmıştı. Ve Saadet Partisi’nin de aynı akıbete doğru hızlı bir şekilde yol aldığı görülüyordu. Fazilet Partisi’nin son aldığı oy yüzde 15’ti ve Türkiye’nin bir nefese ihtiyacı vardı. Bugün ise Türkiye’nin hiç olmadığı kadar çok istikrara ve bir bütünlüğe ihtiyacı var.

Daha fazla yanlışı söyleyecek insana ihtiyaç var. Bunu çok net bir şekilde ifade edeyim. Daha fazla yanlışa yanlış diyecek insana ihtiyaç var. Öyle bir durum var ki, bu 28 Şubat sürecinde yaşanmış acı bir tecrübedir; özellikle FETÖ ile alakalı.

 Neyi kast ediyorum? FETÖ ile alakalı doğru söyleyen adamlar o kadar yanlış adamlardı ki o adamları dikkate alamadık. Bugün de bir takım yanlışlıklara parmak basan insanlar o kadar yanlış adamlar ki ve her şeye yanlış dedikleri için onların da yanlış demelerini ciddiye alamıyoruz. Daha objektif, daha adaletli ve daha bilimsel verilerle, maddi verilerle; doğruya doğru, yanlışa yanlış diyecek insanlara ihtiyaç var.